Şeyh Saʿdî-i Şîrâzî - Gülistan
Ariflerden birisi başını mürakabe yakasına çekmiş ve münakâşefe denizinde garkolmuştur. O hâl geçin de kendisine gelince dostlarından birisi: Bulunduğunuz bahçeden bize ne hediye getirdiniz? dedi. O zat cevaben şöyle dedi: «Gönlümden tuttum ki gül ağacına yetiştiğim zaman eteğimi gül ile doldurayım, arkadaşlarıma hediye götüreyim. Vakta ki gül ağacına yetiştim, gülün kokusu beni öyle sarhoş etti ki eteğim elimden gitti.»
[Bülbül! Sen aşkı pervaneden öğren. O, yanığın canı çıktı. Sesi çıkmadı. Bu sülük dâvasında olanlar onu istemesini bilmiyorlar. Hakikaten haberdar olan kimse mahvolup gitti. Ondan bir haber geri gelmedi.
Ey hayalden, kıyastan, zan ve tahminden, vehimden işittiğimiz, okuduğumuz sözlerden yüce olan Tanırı! Meclis bitti, ömür sona erdi, fakat hâlâ senin evsafının bidâyetindeyiz.

Yorumlar
Yorum Gönder