YABANCI DİZİ | SERVANT / TONY BASGALLOP
(3.sezon 7. Bölümden yazıyorum. Daha iyisi gelene kadar en iyi bölüm buydu. Doroty en başta gerçeği kabul etseydi bu saçma sapan şeylerle uğraşmak zorunda kalmayacaklardı. Leanne iyi gibi lanse edilmeye başlandı ama sırf bu aile kendisine muhtaç kalsın diye bile kendi tarikatının kurallarını ihlal edip isyan etmiş olabilir. Herkes Doroty'e yükleniyor ama aklı başında olan o iki erkek ne halt ediyor etrafında belli değil. Sean'ın bi boktan anladığı yok. Julian abla delisi, gözü başka bir şeyi görmüyor. İkisi de kendi suçlarını kapatmak için yapma bebeği Doroty için gerçeğin yerine uygun gördüler. Teslim olamadılar. Kabul edemediler. Allah da belalarını veriyor.)
Hiçbir izlediğim diziyi bu kadar sırıtarak ve sabırsızlanarak yazmak istediğimi hatırlamıyorum. Yani dizinin türüne bakıyorum 'korku' diye geçiyor ama evet ilk başta gerildiğimiz noktalar oldu, ara ara korktuk evet olabilir. 2.sezonun yarısından sonra bizi bir gülme tuttu anlatamam. Öyle bir şey ki dizinin hiçbir şeyini eleştiremezsiniz, öyle mükemmel. Tek mekan çekimi olan o eve mi bağlandık, hayır oyuncuların hallerine mi, konuyu mu merak ettik, sürüklendik mi... Bi ara acaba izleyiciyi de büyüyle mi bağlıyorlar diye düşünmedik değil.
Şehrin göbeğinde herkese nasip olmayacak bir evde, haber muhabiri kraliçemiz Dorothy ve eşi eşsiz aşçımız Sean birlikte seküler bir hayat yaşarlarken bir takım olaylar neticesinde pürüzsüz hayatlarına girmek zorunda olan bazı insanlar, olaylar ve olaylar ve olaylar, inanın olaylar bile pürürzsüz.
Hiç dağılmayan, kirlenmeyen, temizliğe ihtiyaç duymayan ve birbirinden bağımsız yer yer düz yer yer çiçek desenli evleri. Sevgili yine pürüzsüz tek renk ya da daha çok çiçek desenli kıyafetleri ve topuklu terlikle ya da çıplak ayakla gördüğümüz saçları hiç bozulmayan dünyanın gelmiş geçmiş en güzel muhabiri kraliçe Dorothymiz. Mecbur kalmadıkça evden çıkmayan, hal ve tavırlarıyla hafif dağınık, eşini seven ve ne olursa olsun terkedip gitmeyen vefakar cefakar mutfakların vazgeçilmez aşçısı Sean. Ve keyifli olduğunu bir tek benim düşündüğüm, duygusal ama asi, anlam arayan ama anlama kapalı, ürkek ama saldırgan kraliçe ablasının biricik turuncu kardeşi Julian. Ay diğer kızdan bahsetmicem hiç sevmedim, sevemedim, adeta yok bende.
Çekimler acayip iyi. Sırf Julian'ın tuvalette esrar çektikten sonraki sahnesi için bile izlenebilir. Bu filmi yaratan adam bence şöyle demek istiyor: Evleniyoruz, çalışıyoruz, kazanıyoruz, yiyoruz, içiyoruz, çocuk sahibi oluyoruz, bok gibi harcıyoruz, mantıklı düşünüyoruz, her şeyi kendimiz hallediyoruz... Ama öyle bir şey oluyor ki, bunların hiçbir anlamı kalmıyor. Sürekli şarap içiyorlar, evin altında şarap mahzenleri var. Ekran söz konusu, en ufak bir telefon görüşmesi bile ekran üzerinden hatta büyük ekrana verilip yapılıyor. Sanki dini ögelere yer verilmiş ama diğer taraf dindar kesim de değil. O kısım bence biraz fantastik kalıyor. Tanrı'ya edilen dua, incilden ayetler, cırcır böcekleri, Aslında şöyle de denilebilir: iki en uç tarafın iki taraftan da eleştirilmesi. Modern dünyada annenin çıkmazı. Aynı evde yaşayan bireylerin mesafesi. Kimsenin suçlu olmadığı ama herkesin suçlu olduğu gerçeği. Bir sürü şey çıkarılabilir. Ama kesinlikle çok keyifli. Öyle ya da böyle çok keyifli.
Şuraya da koyalım da şampiyonları, hakları kalmasın.
Doroty açık ara en iyisi oyunculukta.
Lanet gitsin. Doroty'nin azıcık aklı olsaydı ya da aklını azıcık kontrol edebilseydi -ki edemedi- Leanne'yi idare edecek kadar bir duruş sergileyebilirdi. Leanne ha Sean'ı ayartacak, ha Doroty'i kıskanıyor, ha Julian bu işin içinde, ha şöyle ha böyle derken olayların buraya gelmesi gerçekten olağanüstü.
Ben 3.sezonun son 3 bölümünde yıkıldım, çok üzüldüm, çok kırıldım. Doroty'i herkese ve her şeye rağmen seviyorum karakter olarak. Tamamen kendini ortaya koyuyor. Sean ve Julian olayı ne zaman anladılar bilmiyorum ama uyardı artık Sean, ona iyi davranmak zorundasın diye. Doroty sakat kaldı, belki yatalak. Artık hiçbir şey yapamayacak ama varlığıyla da Leanne'nin duygularını tatmin edecek. Leanne Doroty'den daha hastalıklı. Ne gerildik arkadaş. Şu sahne:












Yorumlar
Yorum Gönder